Altınoluk Dergisi | 4. SAYI | 1986 Haziran Cenab-ı Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri Habîb-i Edîb-i hakkında şöyle buyurmaktadır: “And olsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmişdir ki sıkıntıya uğramanız ona çok ağır ve güç gelir. Üstünüze çok düşkündür. Bütün müminleri cidden esirgeyicidir. Onları bağışlayıcıdır, O Habibim sana iman etmekten yüz çevirirlerse de ki; Bana Allah yeter, ondan başka hiç bir ilah yok. Ben ancak ona güvenip dayandım. O büyük arşın sahibidir.” (1) Fa’nın fethasıyla şeklindeki kıraete göre ayetin manası “Sizin nefasette en şerefliniz, en faziletlinizdir” demek olur. Hadis-i Şerifte de şöyle buyrulur: “Ben neseben, haseben ve sıhren en şereflinizim.…
Yazar: sami kaya
Altınoluk Dergisi | 3. SAYI | 1986 Mayıs Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh- derki : Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hazretlerine bir takım insanlar gelip; -Ya Resûlullah! kıyamet gününde biz Rabbimiz Teâlâ Hazretlerini görebilir miyiz? diye sordular. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz onlara cevaben: -“Göreceksiniz, bulut olmayan gayet berrak bir havada tam öğle zamanında güneşin görülmesinde bir gûnâ sıkıntı ve zahmetiniz olur mu? buyurdu. Ashab-ı Kiram : Olmaz ya Resûlullah! dediler. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri tekrar : -“Kendisinde asla bulut olmayan gayet açık ve berrak bir aydınlıkta bedr-i münîr (dolunay)’ın görülmesinde bir gûnâ zahmet ve zarar veya…
Altınoluk Dergisi | 2. SAYI | 1986 Nisan Mi’râc ismi, yükseğe çıkmak ma’nâsına olan oruç’dan alınmıştır. Merdiven demektir. Mi’râc vakası, zaman ve zemin kayıtlarından, hâriç, mülk ve melekûta dair birçok hikmet ve esrar ile dolu, muazzam bir mucizedir. Hicret-i nebeviyyeden 1 sene 8 ay evvel vuku bulmuştur. Ve ruh maal-cesed (hem ruh, hem cesed) vâki olmuştur. Gerçi havsala-i akliyesi mahdûd ve zayıf olan bazı kimselerden mi’râc-ı nebevî’nin rûhen yahut rü’yâ ile olduğu kanaatinde olanlar bulunmuş ise de hem zayıf hem de çürük bir kavildir. Mi’râcı, Resûlullah -Sallallahu aleyhi ve sellem- sabahleyin ashabına haber verince, müşrikler tekzîbe kalkışarak birbirlerine koşuşmuşlar ve…
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin” Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri” Eserini temin etmek için tıklayınız… Bedir ve Uhud Gazveleriyle Tebük Seferi’nden ibretâmiz sahneler sunan eserler; Allah’a ve Rasûlü’ne itaati her şeyin üstünde tutmayı hayâtın gayesi bilen sevdalılara unutulmaz sahneler sunuyor. Varını yoğunu Allah uğruna feda etmede yıldızlaşmış insanları görüyorsunuz orada. Ölümle burun buruna gelişleri. Bedir’de karşılıklı güçlerin birbirlerine az gösterilmesindekî İlâhî hikmetin cilvelerini. Uhud’da mal ile can ile imtihan olunan ashabın sınavını… Tebük seferinde nifak marazıyla kuşatılan mü’minlerin, o illete nasıl neşter vurduklarına şahit oluyorsunuz. İÇİNDEKİLER MUKADDIME İlk Seriyyeler BEDIR GAZÂSI Medîne’den Hareket Kureyş’in Hazırlıkları Savaş Hakkında Istişâre Bedir’e Varış Kureyş’in…
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin “Fatiha Suresi Tefsiri ” Eserini temin etmek için tıklayınız… Fâtiha Sûresi Tefsiri olarak okuyucularımıza takddim ettiğimiz bu eser, muhterem müellifi Ramazanoğlu Mahmud Sâmi Efendi tarafından, Ruhu’l-Beyan Tefsiri’nden hulâsaten istinsah edilip, muhtelif sohbetlerinde okunup şifâhen tercüme edilmiştir. Bu defa, müellifin kendi el yazmaları aslî nüshanın tamamı, yayınevimizce tercüme edilip müellifinin tasdik ve tasvipleriyle eser Türkçe olarak okuyucularımızın istifâdesine sunulmuştur. Cenâb-ı Hak’tan okuyup anlamak ve mûcibi ile âmel etmek niyaz ederiz. Erkam Yayınları
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin “Yunus ve Hud Sureleri Tefsiri” Eserini temin etmek için tıklayınız… Unutmak mayasında olan insan çabucak unutuveriyor. Neden yaratıldığını, yolculuğun nereye olduğunu… Oysa Kur’ân-ı Kerîm en güzel üslupla insana bir yol haritası sunuyor. Yûnus ve Hûd Sûreleri Tefsiri bu anlatımın güzîde bir örneğini teşkil etmekte. Onunla buluşmaya hazır mısınız? İÇİNDEKİLER YÛNUS SÛRESİ Yer ve Göklerin Yaradılışı Geçmiş Ümmetlerin Helâki Dünya Hayatı Kur’ân-ı Hakîm Haşir ve Kıyamet Allah’ın Velîleri Hz. Nûh’un Kıssası Hz. Mûsa ve Firavn Hz. Yûnus’un Kıssası HÛD SÛRESİ Nifak Mahlukatın Rızkı Niçin Yaratıldık? Dünya ve Âhiret Dengesi Nûh Aleyhisselâm ve Kavmi Hûd Aleyhisselam ve Kavmi…
Mahmud Sâmi Ramazanoğlu -rahmetullâhi aleyh- [1892 – 1984] Adana’nın Tepebağ mahallesinde dünyaya gelmiştir. Şecereleri Ramazan Oğulları’ndan Nûreddin Şehîd yoluyla Hâlid bin Velîd -radıyallâhu anh- Hazretleri’ne dayanır. Babası Müctebâ Efendi’dir. Şöyle bir menkıbe nakledilir: Bir gün Hızır -aleyhisselâm-, evlerinin kapısına gelerek, hizmetçi kadın vâsıtasıyla muhtereme vâlideyi (Sâmi Efendi’nin annesini) kapıya çağırır. Her ne kadar vâlide hanım; “–Kızım, ne isterse ver!” tembihinde bulunsa da ziyaretçi; “–Hayır muhakkak kendisi ile görüşmem lâzım!” diye ısrar edince, mecbûren kapının arkasına gizlenerek: “–Buyurun!” der. Hızır -aleyhisselâm-: “–Kızım, hâmile olduğunu biliyor musun? Senin vâsıtanla büyük bir insan dünyaya gelecek ve sol eğe kemiği üzerinde büyükçe bir ben…
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazrelerinin hayatını aşağıdaki linleri tıklayarak okuyabilirsiniz… Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin kaleminden Sami Efendi Hazretleri… Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri Kimdir? Musa Topbaş Efendi’nin kaleminden Sultanü’l-Ârifîn eş-Şeyh Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu… Doğumları ve Bir Menkıbe Şemail ve Ahlâkları Fahr-i Kâinat Efendimize Bağlılıkları Hep İbadet ve Niyaz İçinde Helâle Çok Dikkatli İdiler Sehâvetleri Yaradılana Karşı Şefkatleri Tevâzûları Övülmekten Hoşlanmazlardı Sükûtiliği ve Sohbetleri Sohbetleri Sık Sık Okudukları Hadîs-i Şerifler Kurban Kesme Edebî Misafir Kabulleri Ziyaret ve Hizmetleri Zatî Muhabbet Şam Ziyaretleri Eserleri Son Günleri Sevenlerin Bakışıyla Hazret-i Sami