Bilhassa tevazu ve alçak gönüllülükleri tarife sığmaz, lisan ile anlatılmazdı. Bilâ istisna herkesi kendilerinden üstün görürlerdi. Herkesi n horladığı, küçük ve hakir gördükleri diyanetperver acizlerin, miskinlerin ziyaretlerine gider, kendilerinden dua talebinde bulunurlardı. Allah Teâlâ’nın kulu, mahlûku niyetiyle herkese diyanetleri nisbetinde itibâr eder. hürmet ve alâka gösterirlerdi. Ehl-i beytlerine karşı çok şefkatli idiler. Fakat ma’neviyâtım üstün gördükleri kimselere onlardan fazla ikram ve itibâr ederlerdi. Ehl-i ilmi, hafızları, fakirleri, miskinleri, bilhassa edeb ehlini çok severlerdi. Zengin-fakir, genç-ihtiyar, bilgili-bilgisiz, rütbeli-rütbesiz, bütün insanlara karşı son derece şefkatli, mahviyeti! ve alçakgönüllü idiler. Bilhassa hac yolculuklarında, Mescid-i Nebevî’de kısm-ı azamı ümmî olan agavât-ı kiram hazeratmm hattâ…
Yazar: sami kaya
Takriben 1968 senelerinde, Medine-i Münevvere’de hac dolayısıyla merhum Seyyid Hasen Efendinin evine inilmişdi. Evin yapısı eskimişdi. Rutubetli idi. Eski Medine-i Münevvere evlerinin alt katlarında rutubet dolayısıyla, yılan, akreb, kertenkele gibi ürkütücü haşerat eksik olmazdı. Muhterem Üstaz hazretlerinin yatakları, yukarı kata çıkmaları külfetli olması bakımından, alt katayapılmışdı. Aynı katda bir delik vardı. Bir yılan çıkar, dolaşır, bir müddet sonra, deliğine girer kaybolurdu. Bu vaziyet fakire hayli endişe veriyordu. Nihayet bu vaziyetden dolayı yataklarının birinci kata nakledilmesini düşünerek, kendilerini vaziyetden haberdar etmeği muvafık gördüm, ve vaziyeti anlatdığımda en ufak bir telaş göstermeyib: – Kendi haline bırakınız, buyurdular. Hayvanın itlaf edilmesine, öldürülmesine müsaade…
Üstaz hazretlerinin sehâvetleri, lisana gelmez, kalem ile tarif edilemezdi. Bizim yazabildiğimiz deryadan katre mesabesinde bile değildir. Geçimlerinin en dar olduğu bir zamanda idi. Adana’da hizmet gördükleri, muhasebeciliğini yaptıkları müessese sahibi, aylık istihkak bedelini bir zarf içinde kendilerine takdim etmişlerdi. Bu sırada bir fakir gelip Allah rızası için sadaka istediklerinde, mâzîsi temiz, hali temiz, istikbali temiz olan bu yüksek ruhlu zatın o zarfı olduğu gibi sâile verdiğini aynı şahıs hayretler içinde görüyor. Gerek hac yolculukları. gerek diğer zamanlarda bir fakir, kendilerinden aynı gün içinde üç-beş kere yardım istediklerinde kat’iyyen geri çevirmezler, güler yüz ile ihtiyaçlarını ziyadesiyle verirlerdi. Hatta bir gün yolculukları…
Muhterem Üstaz kuddise sirruh 1953 senesinde, İstanbul’a teşrif ettiklerinde, Tahtakal’a semtinde bulunan, kendisini sevenlerden, bir müessese sahibi, kendilerine defterlerinin muhasebeciliğini yapması için recâ ediyorlar. Muhterem Üstaz kuddise sirruh hemen kabul etmemiş, evvelâ defterlerini tetkik etmişlerdir. Alış verişleri nasıl? Meşru mu? Yoksa karışık mı? Faizle alâkası var mı? İhtikârı ve bazı yolsuz hareketleri var mı? Bu hususları iyice tetkik ve tesbit etdikten sonra, müessese sahibini yapılması gerekenleri, yerine getirmesi için ikaz etmişlerdir. Tam arzuları, istekleri tahakkuk ettikten sonra, muhasebecilik vazifesini deruhde etmişlerdi. Muhterem Üstaz kuddise sirruh’un kendilerinden nasihat ve öğüd almak için ziyaretlerine gelenlere ilk sualleri, mesleklerini ve helâl haram hususuna…
Yolculukları pek huzurlu ve nizamlı olurdu. Bilhassa hareket ve dönüş günlerini pazartesi yahud perşembe günlerine tesadüf etdirirlerdi. Mecburiyet olmaz ise gece yolculuğuna çıkmazlardı. Yolculuk esnasında en lüzumlu şeyleri yanlarına alırlardı. Valizlerine giyim eşyası derli toplu, kar gibi beyaz bohçalar içine yerleşdirilirdi. Yolculuğa, karar verilen saatde çıkılır. karar verilen gün ve saatde dönülürdü. En ufak mevzularda bile yol arkadaşları ile istişare ederler, yolculuk esnasında zuhur eden güçlükleri hoş karşılar, en ufak bir üzüntü, sabırsızlık göstermezlerdi. Yolculuk başlangıçlarında, âyetü’l-kürsî ve sefer dualarını muhakkak okurlar, “Dua ibâdetin iliği mesabesindedir” buyururlardı. Kur’ân-ı Kerîmdeki âyeti kerimeleri, bilhassa fâtiha-i şerife ve âyete’l-kürsî, Rasûlü Ekrem sallallahu aleyhi…
Mahmud Samî Ramazanoğlu Hazretleri’nin kendi sesinden sohbeti… https://youtu.be/skLJm_jS8eM
Mahmud Samî Ramazanoğlu Hazretleri’ni konu alan belgeseller… TRT Belgeseli https://youtu.be/vUiw-9FXh18 Semerkand TV Belgeseli 3 Bölüm https://youtu.be/oOHh8BiQUbA https://youtu.be/VuYN0YxVib8 https://youtu.be/FKc10Qn1xJc
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nden bahsediyor… https://youtu.be/Zbyp7XiF49U
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nden bahsediyor… https://youtu.be/GEmC8N8HF2U
Abdullah Sert Hocaefendi, Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’ni anlatıyor… https://youtu.be/wEs5GGiqZZs
Abdullah Sert Hocaefendi, Musa Topbaş Efendi’nin kaleminden Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’ni anlatıyor… https://youtu.be/pPhLJtmJ5Ek
Abdullah Sert Hocaefendi, Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri’nin cömertliğini anlatıyor… https://youtu.be/GqnyI6wASCw